AKSAGÜLLERİ HİZMET NİMETDİR

HAYAT SEVGİ VE UMUT PAYLAŞMAKTIR BİZ HAYATI PAYLAŞMAK GAYRETİNDEYİZ
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 YOLCULUK NEREYE?

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
aksagülleri
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 18/09/08
Nerden : mersin /tarsus

MesajKonu: Geri: YOLCULUK NEREYE?   3/10/2008, 11:09

Garip bir dilencinin hali suretiyle yoksulluğun gölgesinde diz çökülen
varlık kapısına
Umutla gidilen diyarların sahibi olan RAHMAN ve RAHİM olan ALLAH’adır bu
yolculuk.



çok güzel bir yazıydı sağolun

_________________

RASULÜN
CANI YANMIŞ...BENİM CANIM MI TATLI...

Bitmeyen çiledir sonunda ayrılık olsada kavuşmak...Fakat en kötüsü YaRaB yanındayken uzak olmak....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://aksagulleri.forumotion.com
riyazet
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 22
Kayıt tarihi : 23/09/08
Yaş : 49

MesajKonu: YOLCULUK NEREYE?   23/9/2008, 21:59

Yolculuk fecir zamanına
Tan ağarışıyla yaradılış tülünün aralanışına
Sema ve arzın var oluşunun vuku bulduğu, altı günlük seyir turuna
Ruhun verdiği sözün suretinde, bedene misafir oluşuna
İlkbahar mevsiminin ilk goncası olmanın verdiği huzura
Yeni bir doğuşun hafifliğiyle, gözlerin açıldığı şefkatli ana kucağına
Kâinatın hizmet için uyandırıldığı sabahın ufkuna
Tablo misali müthiş bir ahenkle nakşedilmiş hayatın penceresi aralanırken
Emeklemenin ardı sıra, ilk adımlarla birlikte düşüp kalktığın çağa

Yolculuk zuhr zamanına
Gençliğin neşesinin yüzünde oluşturduğu
Mutluluğun en belirgin simgesi tebessümün doruğuna
Olgunluğunla demir aldığın rıhtımdan
Bolluğun ve bereketin sonsuz olduğu ummana
Grilerin tozpembelere dönüştüğü yıllara
Sevgilinin gözbebeklerinde yansıdığın
Gözyaşlarının beklide en hoyratça savrulduğu
Sevda ikliminin en nadide güllerinin yeşerdiği bağa
Bir yaz güneşinin kumsaldaki dalgaları ısıttığı sabaha

Yolculuk asr zamanına
Güzün en hüzünlü demlerinin gözyaşıyla karşılandığı
İhtiyarlılık emarelerinin bedeninde ev sahibi olmaya başladığı anlara
Akşam seherinde ötelerin hayaliyle hem hal olurken
Yanı başındaki yalnızlıkla hasbihalin koyulaştığı zamana
Dostların bir bir habersiz vedalarının duyulduğu
Beklenenlerin uzun zamandır gelmediğinden dolayı
Her haylazca çıkan sese beklenen geldi diye kapılara koştuğun
Hasretin suya karışıp vuslata aktığı vakitleredir bu yolculuk

Yolculuk mağrip zamanına
Hüzün mevsimi hazanın son perdesi de kapanmaktayken
Semadaki güneşin parlaklığı çoktan kendini salmış kızıllığın koynuna
Göz kapakları istem dışı ayrılıyor ufukta kanat çırpan ömür kelebeğinin
ardından
Ayrılmak zamanı çoktan gelmiş ölüm sandalı yanaşmış ya limana
Gitmek ardındakilerin gözyaşlarına dokunamadan
Son bir kez bile dönüp el sallayamadan
Uykuların hakiki uyanışlara dönüştüğü diyarlara gitmek tek kişilik bir
vasıtayla

Yolculuk işa zamanına
Karanlığın kollarıyla seni sarmak için eşikte beklediği
Gün ışığının pencerenden ayrılıp, son kapıların üzerine kapatıldığı
Kışın bembeyaz örtüsüyle gelin suretine bürüdüğü doğaya nispeten
Dünyadan ayrılırken giymek için biçtirdiğin kefen kostümünün rüzgârda
savrulduğu ana
Geride bıraktıklarının seni unuttuğu koridorlarda yol alırken geriye dönüp
bakamadığın
Yaşamının gölgesinde izlenecek son filmin gişesinden bir bilet aldığın
Sahnenin önüne doğru yürürken başrol olmanın verdiği tedirginliği
zerrelerinde yaşadığın
Her karesinin saniye saniye gözler önüne serildiği ve dublörlerin yok olduğu
bir mekana yolculuk

Yolculuk gece vaktine
Kışın en amansız fırtınalarıyla tabiatı yorgun düşürdüğü saatlere
Kabrin konuksever bir hancı suretinde iki alem arasında seni ağırladığı
vakitlere
Rahmana ihtiyacın en koyu yaşandığı ve dünyalıkların unutulduğu bir iklime
Sorgunun çetin yağmurlarında ıslandığın hiçbir takatin kalmadığından
sırılsıklam olduğun
Gelen soruları bildiğin halde tereddütle yanıtları unuttuğun ya da dillerin
lal olduğu geceye
Karanlığın üstümüzü örttüğü bir gecede ki, Teheccüdün nurunu gözlerin
hasretle arar olduğu
Bekleyenlerin berzah kapısının aralanmasıyla birlikte
Bitkin talebeler gibi sınavdan sonra mülakata doğru hızlıca koşulduğu
zamanadır yolculuk

Yolculuk ikinci günün tan ağırışına
Yeniden doğuşun vuku bulduğu haşir sabahına
Karanlıklara bürünmüş gecelerin güne kavuştuğu seherlere
Nev baharın müjdecisi cemrelerin karakışları uğurladığı vakitlere
Bir sözüne müptela olduğumuz asırlardır hasretle yürüdüğümüz Sevgilinin
iklimine
Nuru Dilara’nın sancağında gölgelenmeye, abı hayat kevseri cananın
ellerinden içmeye
Yaradan’ın cemaline sevdalı yürekle, bir o kadarda mahcubiyetin boyun
büküklüğüyle
Garip bir dilencinin hali suretiyle yoksulluğun gölgesinde diz çökülen
varlık kapısına
Umutla gidilen diyarların sahibi olan RAHMAN ve RAHİM olan ALLAH’adır bu
yolculuk.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
YOLCULUK NEREYE?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKSAGÜLLERİ HİZMET NİMETDİR :: SERBEST KÜRSÜ :: Hiç bir başlığa uymayan yazılar buraya-
Buraya geçin: